Bugünkü Ligne-Clair (Temiz çizgi)
ekolünün başat çalışması olan Tenten'in ülkemizdeki serüvenleri ilk kez çocuk
dergilerinde gözüktü. 1950'de Armağan ve Doğan Kardeş dergisinde
yayınlandı. Armağan dergisinin en önemli özelliği Herge'nin ünlü
kahramanı Tintin'e Tenten adını vermesidir. Eser Armağan'dan önce Doğan
Kardeş dergisinde alt yazılı olarak yayınlanmıştı (Sayı: 248). Tintin orada
henüz Tintin'di. Orjinal isimlere sadık kalınarak yayınlanmıştı. Ancak Kaptan
Haddock, Tintin'in amcası, Profesör Turnusöl da babasıydı. Türetilen bu yakın aile
ilişkisi bize has kalıpların doğal izlerini taşıyordu. İlk serüvenin özgün
halinin dışında yazılmış katkı metni şöyleydi: "Peru'nun büyük
limanlarından biri olan Kolao polis müdürüne, Kaptan Haddok'la yeğeni Tintin'in
geldiği haber verildi. Kaptan'ın kardeşi ve Tintin'in babası olan bilgin
Turnasol,tarihi incelemeler yaparken kaçırılmıştı. (...)" Daha sonra 1958
yılında Resimlerle Hikayeler dergisinde yayınlandı. Onun adıyla
çıkan ilk dergi ise 1958'de yayına başladı. İlk Tenten kitapları kopya
çizgilelerle yayınlanıyordu. İlk dönemlerde bu kopyaları Yılmaz Bora ve Erdoğan
Bozok yaparken, altmışlı yıllarda aynı işi Ferit Öngüren sürdürdü. Tenten'in
Türkiye serüvenlerinde ilk bölüm 1959'da bitti. Daha sonra 1961'de tekrar başlayan bu
ikinci perde 1969'a kadar sürdü. O yıllarda Tenten kendi serisinin dışında Arkadaş
dergisinde de görüldü. Hatta Simaviler ünlü Tintin dergisinin çizgi
romanlarını satın alarak başlattıkları Zıp Zıp dergisinde, yayın hakkı
başka bir firmada olduğu için Tenten'i kullanamadılar.
Tenten'i
aynı dönemde bu defa Burhaneddin Şener'in çıkarttığını görüyoruz. Hatta Şener, kendi anlayışına göre Tenten hikayeleri
de üretti. Bu anlayıştaki kopya öykülerde Tenten'i İstanbul'a getirdi,
Büyükçekmece gölünde yüzdürdü. Ama firma, dava açılmasından ayan beyan
korkuyordu. "Sayın okuyucular bu öyküyü okuyun ve aman hiç kimselere
bahsetmeyin" gibilerden sayfa altlarına tuhaf notlar düşüyordu. Yetmişli
yıllarda Tenten ilk kez orjinal çizgileriyle Milliyet Çocuk'ta görüldü.
Orjinal çizgilerin gelişiyle Tenten'in bu anlayıştan kurtulduğunu
düşünürken bu kez Ali Recan kopya çizgilerle diziye Alfa Yayınlarında devam etti
(1980). Kopyalar, daha öncekilere nazaran daha özenliyse de ve Şener'in yaptığı
türden uydurma serüvenler yapılmasa da Tenten yayıncılık acısından
"makus talih"ini yenebilmiş değildi, hep "kötü" yayınlanıyordu.
Özensiz baskısı, üstünkörü çevirisi, renksiz hali ve kopya çizgileriyle hiç
de "iyi" olmamıştı. Doksanlı yılların ilk yarısında Milliyet
gazetesi oradan buradan kırpıp kısaltarak bu geleneği sürdürdü ve bütün Tenten'leri
(ilk ve son serüven hariç) ilave olarak verdi. Kısacası Tenten ülkemizde bir
türlü adamakıllı yayınlanmadı. Yine de benim gibi binlerce çocuk kopyaydı,
uydurmaydı, umursamadan (veya anlamadan) Tenten'i deliler gibi sevdi. Nihayet
Yapı Kredi Yayınları, Çizgi romanın popülerleşmesinin yanısıra,
giderek sanat formatında değer kazandığı doksanlı yıllarda Tenten'i
Avrupa baskı kalitesinde yayınlayarak sevgili dostumuzun namusunu kurtardı (1994).
Tenten’in “22” Sorunu
Tenten
Milliyet Çocuk Dergisi’ndeki yayınını saymazsak, ilk kez özgün ölçülerinde ve
aslına oldukça sadık bir
çeviriyle YKY tarafından yayınlandı. 1994-1998 yılları arasında tamamlanan
Tenten’in 22 albümlük resmi serisi, kimi albümlerin yeni baskılarıyla sürüyor.
Tenten’in anlatım biçimlerinin belirli ölçülerde değişiminin görülebileceği
bir sırayla yayınlanmadı seri. İlk yedi serüven en sona bırakıldı örneğin.
Orijinal sıraya bakıldığında dokuzuncu ve onuncu serüvenlerle başlanıldı, yedinci
ve altıncı serüvenlerle dizi nihayetlendi. Yayınevinin “ticari” sayılabilecek
tercihinin, dizinin yaratıcısı Georges Remi “ilk ürünleri”ne duyduğu mesafeyle
uyuşması ilginç. İsim ve soyadının ters çevriminin (R.G.) Fransızca’daki
okunuşundan (“Erje”) çıkan imzasıyla Herge, 1930-1975 yılları arasında
yayınlanan Tenten’i, çeşitli biçimlerde revize etmiş, özellikle başlangıç
dönemlerinin ilk biçimleriyle yayımlanmasını istememiştir. Hatta, uzun yıllar
korsan baskıları yapılan 1930 tarihli Tintin Au Pays Des Soviet (Tenten
Sovyetlerin Ülkesinde) adlı serüvenin ancak 1973 yılında (İngilizcesi 1986)
yayımına izin vermiştir. İlk serüvenlerin hemen hepsi, mizahi içeriklerinden, tutucu
taraflarına, çizgisinden renk ve biçem özelliklerine varıncaya değin bir hayli
değişiklik yaşamıştır. Siyah-beyaz olarak yayınlanmış bu serüvenlerin naif,
ırkçı ve faşizan özellikleri nedeniyle kendisine yöneltilen eleştirilerden duyduğu
rahatsızlığın Herge’i bu tür bir müdahaleye teşvik ettiği söylenir. İlk
serüven gibi, Herge’in ölümünden sonra yarım kalan Tintin et L’Alph’Art
albümü de (1986), Tenten serilerinde pek akla gelmez. Oysa, bir ustanın eskizlerini,
çizgisel arayışlarını ve teknik olarak “nasıl çalıştığını” gösteren
oldukça heyecan verici bir albümdür bu. Kimi dillerde bunlara ek olarak Tenten’in
çizgi filmlerinin storyboardları ve hatta foto-romanları bile bu seriye dahil
edilmektedir. YKY’nin seriye – ilk serüvenin yayınlanmasından da cesaret
alarak – bu albümleri eklemesini ümit ediyoruz. |